.quickedit {display:none;} .quickedit {display:none;}

29 Kasım 2017 Çarşamba

Man Adası Nerededir? Neden Man Adası? Bu adanın bir özelliği mi var?





CHP İstanbul milletvekili Eren Erdem, bu gün Meclis'te CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından Man Adası’na gönderildiği iddia edilen paralarla ilgili bir paylaşımda bulunmuş. 

Buna göre 15.12.2011 tarihinde Cumhurbaşkanının bazı yakınları, Man Adası'nda 1 Sterlin sermaye ile kurulan şirkete aşağıda belirtilen miktarlarda para göndermişler.

Eniştesi Ziya ilgen 2.5 M.$

Kardeşi Mustafa Erdoğan 5 M.$

Oğlu Burak Erdoğan 1.45 M.$+ 2.3 M.$

Dünürü Osman Kefenci  2.2 M.$

Eski özel kalemi Mustafa Gündoğan 1.5 M.$

Şimdi herkes bu konuyu tartışıyor ve her kafadan bununla ilgili bir ses çıkıyor.


Bilindiği gibi zaman zaman bazı Türk şirketleri merkezlerini yurt dışına taşımaktadır. Bu şirketlerin bir kısmı daha az vergi vermek maksadıyla bu taşınma faaliyetlerini vergi cenneti olarak bilinen Malta gibi küçük devletlere yapmaktadır. Özellikle gemi taşımacılığı yapan şirketlerin, yüksek ücretlerden kurtulmak için gemilerine başka ülkelerin bandırasını alması en yaygın uygulamadır. Yakın zaman önce basına yansıyan haberlerden Türkiye Cumhuriyeti başbakanının oğlu ve bazı yakınlarının bile bu vergi cennetlerinden en tanınanı olan Malta'da bazı şirketler kurdukları ortaya çıkmıştır.

Fakat bundan farklı olarak faaliyet gösterdiği iş kolunun zorunlulukları sebebiyle de yurt dışına taşınan şirketler de var. Mesela bir hava yolu şirketinin 2009/2010 yıllarında, daha fazla destinasyona ve daha fazla yolcu kapasitesine sahip olduğu için şirket merkezini İstanbul'dan Londra’ya taşıdığını biliyorum. Peki ama vergiden kurtulmak isteyenler için Malta ve İngiltere'de şirket kurmak siteyenler için ticarete ve yatırıma uygun birçok büyük şehir varken Türkiye’de yaşayan bir insan neden gidip te Man Adası’nda şirket kurar ve bu şirkete para aktarır? Bunun bir mantığı var mıdır?




Bence bu sorulara cevap verebilmek için öncelikle pek dikkat edilmeyen bazı kavramları yerli yerine oturtmak faydalı olacaktır. Örneğin  Türkiye’de, İngiltere denilince Birleşik Krallık topraklarının tamamı anlaşılmaktadır. Ben de 2008 yılında İngiltere’ye gidene kadar bunu ben de böyle biliyordum. Ama Londra görevi çıkınca, gitmeden önce biraz araştırma yaptım. Açık söylemek gerekirse öğrendiklerim biraz kafamı karıştırdı. Orada kaldığım iki yıl boyunca da sistemi tam olarak kavrayamadım dersem yalan olmaz. Çünkü bizim bildiğimiz İngiltere bizim bildiğimiz gibi değilmiş.  Üstelik başka hiçbir ülkede olmadığı kadar karmaşık bir sistemleri varmış.

Sanırım İngiltere’de Cromwell’in kurduğu cumhuriyet hariç hiçbir köklü siyasi devrim olmadığından ve devlet çok uzun bir süredir var olduğundan sistem hiçbir zaman kökten bir değişime uğramamış. Eski sistemde sadece sorun yaşanan bölüm değiştirilmiş ve yola devam edilmiş. Bu sebeple (yaşlı bir İngiliz’in bana söylediğine göre) 1000 (bin) yıl önce konulan bazı kanunlar bile hala yürürlükteymiş. Bu sebeple İngiliz siyasi ve idari sistemi, bazıları yüzyıllar önce kurulmuş birçok sistemin bir arada yaşadığı kendine has bir yapı oluşturmaktadır. Bu yapı oldukça karmaşık olmasına rağmen gayet iyi bir şekilde yürümektedir.





Bu nasıl bir sistem diye merak ediyorsanız, kısaca anlatayım. Öncelikle Britanya, İngiltere veya İskoçya nereye deniliyor onunla başlayayım.  Haritada İngiltere’nin bulunduğu yere baktığınızda burada iki tane büyük ada bulunduğunu göreceksiniz. Bunlardan batıda ve diğerine göre daha küçük olanı İrlanda Adası’dır.  Bu adanın güneyinde İrlanda Cumhuriyeti bulunmaktadır. Adanın kuzeyi ise, İngiltere’ye bağlıdır ve Kuzey İrlanda olarak bilinmektedir. İrlanda adasının doğusundaki büyük ada Büyük Britanya’dır. Bu adanın üzerinde İngiltere, Galler ve İskoçya bulunmaktadır.

Yani İngiltere, bizim İngiltere olarak ifade ettiğimiz devletin sadece bir bölümüdür. İngiltere, Biritanya adasının orta ve güney kesimini kapsayan ve halkının kendisini İngiliz diye tanımladığı bölgeye denilmektedir. Başkent Londra, Büyük Britanya veya Birleşik Krallık denilen üst yapıların başkentidir. Kraliçe, hükümet, Lordlar Kamarası ve Avam Kamarası ile diğer siyasi ve idari birimlerin merkezleri burada bulunmaktadır.



Büyük Britanya ise; federal devletler olmamakla birlikte; kendi parlementosu, bayrağı, hükümeti, üzerinde kraliçenin resmi olan kendi parası, kendi futbol ligi ve sadece bağımsız devletlerde olabilecek başka bir sürü şeyi olan İskoçya ve Galler’in İngiltere ile birlikte oluşturduğu ortak yapının ismidir. Fakat bu terim daha çok Britanya adasının tamamını ifade eden coğrafi bir terim anlamında kullanılmaktadır. 

Newcastle’nin kuzeyinde, Roma İmparatoru Adrian’ın İskoçyalıların saldırılarını durdurmak için yaptırdığı Adrian Duvarı’nın biraz kuzeyinden itibaren Britanya adasının bütün kuzey toprakları İskoçya’ya aittir. Burada İskoçlar yaşıyor. İskoçlar şu anda yaygın olarak İngilizce dilini kullanıyorlar.

Galler ise (Onlar Whales diyorlar) Britanya’nın güneybatısında, Liverpool’dan Bristol’a çizilecek bir çizginin batısında kalan yarımadadaki topraklardan oluşmaktadır. Galler de özerk bir yapıya sahiptir. Başkenti Cardiff, deniz kenarında güzel bir şehirdir. Gezmeye gidecekler için bilgi olsun diye söylüyorum, sahilde denizin içine dikilmiş ayaklar üzerinde büyük bir Türk lokantası’da bulunmaktadır. 



Bu üç özerk yapıya Kuzey İrlanda’yı da ilave ederseniz bu defa isim tekrar değişmekte ve buna Birleşik Krallık (UK:United Kingdom) denilmektedir. Buna daha uzun bir isimlendirmeyle Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı (İngilizce: United Kingdom of Great Britain and Northern Ireland) da denilmektedir ve bu yapı coğrafi olarak Büyük Britanya Adasının tamamını ve İrlanda Adası'nın kuzey kısmını kapsamaktadır. Bu tabirin içine Britanya Adası’nın etrafındaki diğer  küçük adalar da girmektedir.

Birleşik krallığın bütün toprakları (İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’da bazı devlet organları bulunmakla birlikte) Londra’dan ve hükümet tarafından idare edilmektedir. Ancak hükümete bağlı olmayıp ta Kraliçe’ye bağlı olan bağımsız devletler ve kendi parlamentoları ve bayrakları olan bazı adalar da bulunmaktadır. Örneğin Avusturalya ve Kanada gibi bağımsız devletler şekilsel olarak ta olsa hala Kraliçeye bağlıdır. Bunların devlet başkanları yoktur ve bu ülkelere kraliçe tarafından vali atanmaktadır. Hatta bu ülkelerin deniz kuvvetlerindeki gemilere bile aynı Birleşik Krallık ’ta olduğu gibi HMS (Her Majesty’s Ship, yani majestelerinin gemisi) denilmektedir.


Birleşik Krallık’ın hemen civarındaki adaların çoğunun da değişik statüleri vardır. Mesela Fransa’nın hemen yanındaki üç küçük ada, ben oradayken doğrudan Kraliçe’ye bağlı ve kendine has yönetimleri olan adalardı. 2010 yılında parlamentoda (Lordlar ve Avam Kamaraları) bu adaların kraliçeden alınıp hükümete bağlanması tartışılıyordu. Sonuç ne oldu bilmiyorum.

Bu gün Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları ile gündeme gelen Isle of Man da çok kendine has bir yönetime sahiptir. Ada Birleşik Krallığa da Avrupa Birliği’ne de dahil değildir. Aynı Jersey ve Guernsey gibi, Kraliyete bağlı statüdedir fakat bağımsız bir yönetime sahiptir. Birleşik Krallık sadece adanın savunması ve dış temsili konularından sorumludur. Adadaki yönetime karışmamaktadır. Ada parlamentosu, ada kanunlarını kendisi yapmakta ve iç ve dış işlerini kendi yürütme organları vasıtasıyla yürütmektedir. Yani bir nevi Birleşik Krallık himayesindeki bağımsız bir devlet gibidir. 



Ayrıca ada bütün dünyada vergi cenneti olarak ün salmıştır. Adada vergiler çok düşük olduğundan bu durum çok büyük miktarda dış kaynaklı finans kaynağını adaya çekmektedir. Bu sebeple adanın gayri safi milli hasılası oldukça yüksektir. Fakat ada hükumeti bir süredir, adayı vergi cenneti olarak ünlenen sıfatından kurtarmak için ciddi bir çaba içine girmiş ve bir düzineye yakın devletle vergi bilgi değişimi anlaşması imzalamıştır. Bu strateji, uygulanmaya başlandığı ilk yıllardan itibaren sonuç vermiş ve OECD adayı uluslararası vergilendirme standartları açısından beyaz listeye almıştır.

Finans sektörü dışında hafif sanayi ve turizm de ülke ekonomisinde önemli yer tutmaktadır. Tarım ve balıkçılığın ekonomiye katkısı ise oldukça düşüktür ve gün geçtikçe daha da azalmaktadır. Turizm önemli bir gelir kaynağı olduğu için ada hükumeti 1995’ten beri film ve Tv dizileri çekimi için cazip bir yer haline getirmeye çalışmaktadır ve bunda başarılı da olmuştur.

Şimdi buraya kadar bahsettiğimiz hususlardan önemli olanların tekrar üzerinden geçirelim.



1. Ada, Avrupa Birliği’ne, başka bir birliğe ve hatta Birleşik Krallığa bile bağlı değildir.

2. Adanın dış güvenliği Birleşik Krallık tarafından sağlandığından, ada yönetimi Malta gibi dış baskılara karşı savunmasız değildir. Yani önüne gelen, adanın işine müdahale edememektedir.

3. Ada tüm dünyada vergi cenneti olarak tanınmaktadır. Bu durum uluslararası anlaşmalara uygun olmayan işlerin yapıldığı yönünde (yani kara para aklama veya yasal olmayan yoldan edinilen paraların aklanması gibi şeyler) bir şüphe uyandırmış olmalı ki bir dönem OECD tarafından kara listeye alınmış ve ada hükumeti bu durumu düzeltmek için büyük bir çaba sarf etmek zorunluluğunu hissetmiştir.

4. Zaten adanın Birleşik Kralllık ve Avrupa’nın en gelişmiş ülkelerine göre bile oldukça yüksek bir kişi başına düşen milli gelire sahip olması da bu şüpheleri doğrulamaktadır. Çünkü adada ne büyük bir mal ticareti, ne önemli bir sanayi ve ne de önemli bir tarım ve balıkçılık sektörü bulunmamaktadır. Görünen en önemli gelir kaynağı turizmdir ve en turistik ülkelerde bile kişi başına düşen milli gelir adadaki kadar yüksek değildir.

5. Bu da göstermektedir ki ada paradan para kazanmaktadır. Bu paranın nasıl bir para olduğu ise bilinmemektedir.


Bu bilgiler ışığında şimdi, tekrar şunu sormak gerekiyor.

Eğer yasal ve kimseden saklamaya gerek görmediğiniz bir ticari faaliyet içindeyseniz veya kimseden para kaçırmıyorsanız, siz olsanız Man Adası’na yatırım yapar mısınız?


 Ben ticaretten hiç anlamam.

Onun için buna cevap veremem.

Ama inşallah o belgeler doğru değildir.

Çünkü işaretler pek hoş görünmüyor.

Zarrap'tan sonra bir de Man Adası krizi bu ülkeye çok ağır gelir.

Saygılar sunarım.
Mehmet Çanlı
29.11.2017.