.quickedit {display:none;} .quickedit {display:none;}

4 Nisan 2026 Cumartesi

Dünya Siyasetinde Asya-Pasifik 8: Hindistan


 İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü, Prof. Dr. İskail Ermağan öncülüğünde uzun süredir dünya devletlerini her yönü ile inceleyen editörlü kitaplar çıkarıyor. Ülkemizin bu yöndeki literatür eksikliğini kapatma yönünde önemli bir hizmeti yerine getiriyor. Sağolsun, zaman zaman kitaplarda incelenen devletlerin orduları ile ilgili makaleyi yazmam için bana da fırsat veriyor. Daha önce Almanya hakkındaki kitapta Alman ordusunun tarihi ve bu günkü durumunu bir arkadaşla birlikte yazmıştım. 

Şimdi yeni bir kitap daha yayınlandı ve kitapçılardaki raflarda yerini aldı. Bu kitap dünyanın en büyük nüfusuna ve ordusuna sahip ülkelerden biri olan Hindistan hakkında. Hindistan ordusunun tarihi ve bu günü hakkındaki makaleyi yine ben yazdım. Kitap Hindistan'ı her yönü ile inceliyor. Bu konuda Türkçe kaynakların ne kadar az olduğunu makaleyi yazarken gördüm. Bu açıdan mutlaka edinilmesi, şahsi kütüphanelerde yerini alması ve okunması gereken bir kitap.

Kitap ve özellikle de benim yazdığım makale konusunda fikir edinebilmeniz için makalenin özet ve sonuç bölümlerini burada yayınlıyorum. 

Herkes selam ve saygılarımı sunuyorum. 

İyi okumalar.

Özet: Hindistan, ilk medeniyetlerin kurulduğu yerlerden biridir. Dolayısıyla ilk ordulardan

bazıları da burada ortaya çıkmıştır. Ancak bölgede neredeyse hiçbir zaman bütün

Hindistan’a hâkim olan merkezî bir devlet kurulamamıştır. Bu sebeple bölge dışına

seferler yapabilen güçlü bir ordu da ortaya çıkamamıştır. Aksine dışarıdan gelen birçok

istila ordusu bölgeye girmeyi başarmış ve bunların bir kısmı tüm Hindistan’a hâkim

olabilmiştir. Bunun sonucunda Hindistan’da ordu ve savaş anlayışı, bu yabancı orduların

etkisiyle şekillenmiştir. Bu günkü Hindistan ordusu da böyle bir süreç sonucunda ortaya

çıkmıştır. Bununla birlikte bu yeni ordu, nükleer silahlara da sahip olan dünyanın dördüncü

büyük ordusudur. Hindistan, savunmaya en çok bütçe ayıran ülkeler sıralamasında da

dördüncüdür.

Sonuç: Hindistan’da en eski devirlerden beri onlarca dil, din ve kültür ortaya çıktığından

ülke içindeki bir güç tarafından uzun süre yaşayan merkezî imparatorluklar

kurulamamıştır. Öte yandan kast sistemi yüzünden de askerlik belli bir sınıfın

mesleği olarak kalmış, böylece savaş anlayışı başka bölgelere göre daha az

gelişmiş ve törensel bir eylem niteliğine bürünmüştür. Bu sebeple tarih boyunca

Hindistan’dan çıkan bir ordu başka bölgeleri fethedememiş aksine dışarıdan gelen

ordular, görece çok az sayıda askerle bile Hindistan’a girebilmiş ve bunlardan

bazıları tüm Hindistan’a hâkim olabilmiştir. Bunun sonucunda Hindistan’da ordu ve

savaş anlayışı dışarıdan gelen fatihlerin etkisiyle şekillenmiştir.

Şu anda mevcut Hindistan ordusu da böyle bir sürecin sonucunda ortaya çıkmıştır.

Bağımsızlık sonrasında yeniden teşkilatlanan Hint ordusu, yine tarihî süreçte yerli

orduların yaşadığı aynı sorunlarla karşılaşmıştır. Bu sorunlar, uzun bir süre yabancı

bir efendiye biat etmekte beis görmeyen bazı bölgelerin, yerel bir merkezî otorite

altına girmekten kaçınmasından kaynaklanmaktadır. Nitekim Hindistan bağımsız

olur olmaz, Pakistan ayrılmış ve ordu iki devlet arasında paylaşılmıştır. Ayrılmak

isteyen başkaları da olmuş ancak bu, ordu müdahalesiyle engellenmiştir. Bununla

birlikte etnik, dinî, ideolojik ve kültürel sebeplerle ortaya çıkan iç çatışmalar

günümüzde de devam etmektedir. Bu sebeple Hint ordusu, daha çok bir iç güvenlik

ordusu olarak görev yapmıştır.

Pakistan ile de birçok çatışma yaşanmış ama Pakistan ve Bengaldeş’in tarihi

Hindistan toprakları içinde olduğunu düşünürsek, ordunun şimdiye kadar savaştığı

tek gerçek yabancı devletin Çin olduğunu söylemek mümkündür. Bu savaşı

Çin’in kazanması, Hindistan ordusunun, geçmişteki Hint ordularından çok farklı

olmadığını göstermektedir. Hindistan, şimdi nükleer silahlara sahip az sayıda

ülkeden biridir. Ordusu da sayısal büyüklükte ve savunma harcamalarında dünyanın

dördüncü ordusu durumundadır. Ancak savunma bütçesi, en büyük dış tehdit

konumundaki Çin ile rekabet edemeyecek kadar azdır. Bu durum, Hint ordusunun

teknolojik olarak en büyük rakibiyle mücadele edemediğinin bir işaretidir. Bu

sebeple Hindistan’ın, bundan sonra silah üretimi yatırımlarını artırması, dışarıdan

yeni silahlar alması ve bunun için gelecekte daha büyük savunma bütçeleri tahsis

etmesi şaşırtıcı olmayacaktır.

Güneş Ülkesi: Tommasso Campanella