.quickedit {display:none;} .quickedit {display:none;}

27 Ekim 2017 Cuma

Türkiye'de Terör ve İstihbarat.



Türkiye’de terör sorununun istihbarat yapılanması boyutu. 


2008-2010 yılları arasında Londra büyükelçiliğinde çalıştım. Bu süre içinde, görevim gereği İngiliz savunma ve istihbarat kurumlarının çoğuna gittim. Benim, bunlardan en çok ilgimi çeken JTAC (Joint Terrorism Analysis Centre: Müşterek Terörizm Analiz Merkezi) oldu. Bu merkez, iç işleri bakanına bağlı MI5 (İç İstihbarat Servisi)’in teşkilatı içinde özerk bir yapıda oluşturulmuş ve bence çok işe yarayan bir yapı. O zamanlar bana anlatılanlara göre bu merkez; ABD ve Avrupa’nın bazı ülkelerinde art arda yapılmaya başlayan terörist saldırıların ardından, istihbarat ve güvenlik ile ilgili her türlü kurumdan personelin bulunduğu bir analiz merkezi olarak kurulmuş. Bu sebeple kuruluş amacı esas olarak bu tür terörist eylemleri yapılmadan önce öğrenmek ve yapılmasını engellemekmiş. Kuruluş yılı 2003. Bulunduğu yer Londra’nın merkezinde, parlamentonun hemen yakınındaki MI5’in merkez binasında. Gittiğimde beni sıkı bir güvenlik kontrolünden geçirdikten sonra içeri almışlardı. Şimdi kaçıncı kat olduğunu hatırlamıyorum ama üst katlardan birinde bana brifing verip kurum ve yaptığı işleri tanıtmışlardı. JTAC’ın görevi, ülke içindeki ve dünya çapındaki uluslar arası terörizm tehdidini istihbarat teşkilatlarından gelen raporlara ve açık kaynaklara göre değerlendirmek ve analiz etmek. Bu kurum, yaptığı değerlendirmeler sonucunda hükümet ve devlet kurumları için tehdit uyarı seviyeleri yayımlıyor. Hani bizde alarm seviyeleri var ya, aynen onun gibi. Beyaz, sarı, kırmızı gibi renklerle temsil edilen tehdit seviyeleri belirlemişler. Gelen haberler ve değerlendirmeler sonucunda mesela Londra’da bir terör eylemi yapılma ihtimali çok yüksek ise kırmızı alarm ilan ediyorlar. Eğer bu tehdit Londra’da değil de Kıbrıs’taki askeri üslere yönelikse o zaman da silahlı kuvvetler vasıtasıyla Kıbrıs için kırmızı alarm ilan ediliyor ve oradaki birlikler buna göre tedbir alıyorlar. JTAC ayrıca terör örgütlerinin eğilimlerini takip edip eylem kapasitelerini değerlendiriyor ve ilgili kurumlar için mevcut terör örgütleri hakkında rapor ve değerlendirmeler hazırlıyor. JITAC’ın içinde polislerden, tüm istihbarat kurumlarından, askerlerden ve diğer devlet kurumlarından, hatta akademisyenlerden oluşan geniş bir yelpazeden insanlar görev yapıyor. JTAC, MI5 başkanının altında olduğundan, aynı zamanda MI5’in uluslararası terörizm bürosu ile işbirliği halinde çalışıyor. MI5 binasında bulunmasına rağmen JTAC özerk bir yapıya sahip. 16 devlet kurumundan insanların beraber çalıştığı bir yer. Bu yapısıyla İngiltere’nin terörle mücadelesinde istihbarat konusunda ana teşkilatı durumunda. JTAC başkanı MI5’başkanına bağlı olarak çalışıyor ve raporları ona veriyor. MI5 başkanı da hükümetin Müşterek İstihbarat Komitesi’ne rapor veriyor. İngilizlerin söylediğine göre bir sürü istihbarat teşkilatından gelen ayrı ayrı raporlarla uğraşmak yerine terör konusundaki istihbaratı koordine ve takip eden böyle tek bir yapı oluşturulması çok etkili sonuçlar veriyormuş. Hem terör istihbaratı ile ilgili hükümet daha doğru ve anında bilgi alabiliyor, hem de hükümetin istihbarat konusundaki kontrolü artıyormuş. Şimdi Türkiye’ye bakıyorum da neden bizde böyle bir yapı kurulmamış diye sormaktan kendimi alamıyorum. MİT, Polis İstihbarat, Jandarma İstihbaratı, Genelkurmay İstihbaratı, Kuvvetlerin istihbaratı hep ayrı telden çalıyorlar. Aralarında bir koordinasyon filan yok. Yıllardır terör ile mücadele etmemize rağmen böyle bir sistemin kurulmamış olması sebebiyle terör örgütleri her zaman istedikleri yerde rahatça eylem yapabiliyorlar. Daha da ötesi bir terör örgütü (FETÖ), yüzlerce adamının katılımıyla gerici ve irticai bir darbe yapmaya kalkıyor ama hiçbir istihbarat teşkilatı bunu önceden öğrenemiyor. Türkiye’nin istihbarat konusunda, dağınıklık ve koordinasyonsuzluktan kaynaklanan sorunları olduğu çok açık. İstihbarat zafiyeti yaşıyoruz. Kurumların etkin çalışmamasından kaynaklanan zafiyetten bahsetmiyorum. İstihbarat ağacının bir kökten çıkan dallar gibi değil de yerden ayrı ayrı biten çalılar gibi olmasından kaynaklanan zafiyetten bahsediyorum. Bence hükümet ve ilgili kurumların acil olarak bu işe el atması gerekiyor. Hem genel istihbarat teşkilatında bir yapılanmaya hem de terör istihbaratı konusunda yeni bir oluşuma ihtiyaç var. İstihbarat teşkilatları hiyerarşik bir mimari içine alınarak kontrol ve koordinasyon sorunları ortadan kaldırılmalıdır. Ayrıca terör istihbaratı için mutlaka ve acil olarak müşterek bir yeni yapı oluşturulmalıdır. Hem de en kısa sürede. Ne kadar çabuk olursa o kadar iyi. Yoksa büyük şehirlerin sokaklarında dolaşırken acaba bir terörist eylem olur mu endişesiyle dolaşmaya devam ederiz. Öte yandan oğlunu askere gönderen her ana-babalar da acaba oğlum askerden sağ salim dönebilecek mi diye endişe etmeye devam edecektir.

Not: Bu yazıyı beğendiyseniz alttaki butondan facebook, twitter, pinterest ve G+ tuşlarına basarak arkadaşlarınızla paylaşırsanız sevinirim. Teşekkürler.