.quickedit {display:none;} .quickedit {display:none;}

5 Kasım 2013 Salı

Tek parti iktidarı birey için en kötü seçenektir.


Vatandaşın siyasi hürriyeti demek, insanın kendini güvenlik içinde görmesinden duyduğu kalp huzuru demektir. Hürriyetin var olması için de, hükumetin bir vatandaşı başka bir vatandaştan korkmasını önleyebilecek durumda olması demektir.

Yasama yetkisiyle uygulama ya da yürütme yetkisi aynı kişiye ya da aynı memurlar topluluğuna verilirse, ortada hürriyet diye bir şey kalmaz; çünkü aynı hükümdarın ya da aynı senatonun, şiddet kullanarak uygulamak için kanunlar yapmasından korkulur.

Nitekim istibdat yönetimine yönelen bütün hükümdarlar önce bütün görevleri kişiliklerinde toplamakla işe başlarlar.

Montesquieu yüzyıllar önce Kanunların Ruhu Üzerine kitabında söylemiş yukarıdakileri.
Bu güne ne kadar da uyuyor değil mi!

Acaba tek partiyi güçlü bir şekilde iktidara getirmek te aynı şeylere sebep olmuyor mu?

İnönü, Menderes, Özal ve Erdoğan dönemlerine bir de bu gözle bakın.

Güçlü iktidarın, ülke yönetimi için faydaları olduğunu söyleyenler, özellikle siz daha iyi düşünsün bunu.

Hem bu sözün palavradan ibaret olduğunun bir çok başka kanıtı da var.

İtalya'da Mussolini son güçlü hükumeti kuran kişidir.

Onun İtalya'yı götürdüğü yere bakın, bir de daha sonra arkası gelmeyen koalisyonların getirdiği yere bakın.

İtalya şimdi Dünya'nın sayılı ekonomilerinden ve saygın bir konumda değil mi?

Mussolini'nin aksine o beğenilmeyen koalisyonlar yapmadı mı bunu?

Ezbere konuşanlara pek kulak vermemek lazım.

Halkı idare etmek yetkisi; tüm yönleri ile bir partiye ve dolayısıyla onun lideri olan bir kişiye verilmemeli.

Türkiye'de, mevcut sistemde, parlamentoyu güçlü bir şekilde ele geçiren güçlü liderler her şeyi tek ellerinde toplamıyorlar mı?

Yasama da yürütme de ve hatta yargı da onlar olmuyorlar mı?

Bu sakıncalı değil mi?

Ne kadar iyi niyetli olursa olsun, ne kadar yetenekli olursa olsun bir milletin kaderi bir kişiye bırakılmamalı bence.

Bakın tarihe, bunun acı sonuçlarını kolaylıkla görebilirsiniz.

Gücü tek başına ele geçirenler; ya Hitler olmuş, ya Mussolini olmuş ve hatta bazıları bununla da yetinmeyip Firavunlar ve Nemrut gibi, kendilerini tanrı bile ilan etmişler.

Söz konusu milletin çıkarıysa,

Söz konusu olan ferdin bireysel çıkarıysa,

Kimseye güvenilmemeli.

Bu güç koşulsuz ve sınırsız olarak kimseye verilmemeli.

Bu kişi kim olursa olsun.

Sonra geri almak isteseniz de, almak o kadar kolay olmuyor....

Saygılar sunarım.