.quickedit {display:none;} .quickedit {display:none;}

5 Şubat 2018 Pazartesi

Ben iyiyim. (Tiyatro)

Geçen hafta İnternet'ten Ankara Devlet Tiyatrolarında oynanan oyunları inceledim. Niyetim bir oyuna gitmekti. Ankara’da tiyatronun bu kadar ilgi gördüğünü bilmediğimden, oyunları inceleyince çok şaşırdım. Çünkü hafta sonu için oyunların çoğunda yer kalmamıştı. Cumartesi akşamı saat 08.00’da başlayan ‘’İyiyim.’’ İsimli oyunda yer olduğunu görünce hiç düşünmeden internet üzerinden bu oyuna bilet aldım.
Oyun, Kızılay’daki Ziraat Sahnesi’ndeydi. Adresi; Kocatepe Mahallesi, Mithatpaşa Cd. No:64, 06420 Çankaya/Ankara olarak belirtilmişti. Konumunu haritadan inceleyince Meşrutiyet Caddesi’nin Mithat Paşa Caddesi ile kesiştiği yerde, solda olduğunu gördüm. Cumartesi akşamı dolmuşla Kızılay’a gittim. Güvenpark’tan 8-10 dakika kadar yürüyerek tiyatro binasına geldim ve internet çıktısını göstererek girişteki gişeden biletlerimi aldım. 

Oyuna daha yarım saat vardı. Bu sebeple biraz etrafa bakındım. Kocatepe Camii’nin hemen altında olan tiyatro binasının yanında gayet güzel lokantalar vardı. Yani bu bölgede akşam yemeği yemek ve sonra da tiyatroya gitmek mümkün. Etrafta kafeterya göremedim ama tiyatronun içinde çay-kahve satışı yapılıyor. Erken giderseniz içerde çay-kahve içip oyun başlayana kadar sohbet edebilirsiniz.

Oyun başlamadan önce tiyatro binasına girdim. Biletimi kontrol ettirdikten sonra iki kat alttaki salona gittim. Salon biraz küçük ve ilk bakışta basık gibi geliyor ama güzel bir atmosferi var. Büyük salonlara göre daha sıcak ve samimi geldi bana. Sinema salonlarında pek göremeyeceğiniz şekilde, iyi giyimli ve nazik hanımefendiler izleyicilere yerlerini bulmak konusunda yardımcı oluyorlar.



Konum ve salon hakkında bu bilgileri verdikten sonra biraz da oyundan bahsedelim. İyiyim oyununun yazarı Hüseyin Alp TAHMAZ, yönetmeni ise Volkan ÖZGÖMEÇ. Zeynep Hürol tarafından oynanan tek kişilik bir oyun. İnternetteki tanıtımında ; ‘’ İyiyim, hayatına girmiş erkekler tarafından ablukaya alınmış bir kadının hikâyesi. Babası, erkek kardeşi, patronu ve kocası arasında sıkışıp kalmış Ayşe, geçmişte ailece yaşadıkları acı bir olayın izini de üzerinde taşımaktadır. Tüm bu acıların etkisiyle hayatını sürdüren Ayşe büyük bir hata yaparak, gelecek umudunu da yok eder. Ve onun için ‘İyiyim’ sözcüğü gerçek anlamını yitirmiştir artık.’’ şeklinde özet bir bilgi verildiği için oyun hakkında çok fazla bir bilgim yoktu.

Bazı tiyatrolarda olduğu gibi sahneye bir perde çekilmemişti. Sahne çok kalabalık değildi. Bir masa ve koltuklardan başka bir şey olmadığından dikkat dağıtacak bir şey yoktu. Önce müzik başladı ve ardından elinde alışveriş torbası olan, kulağında cep telefonuyla annesiyle konuşan 40’lı yaşlarda, balıketi (oyunda kendi ifadesi böyle) bir kadın sahneye girdi. Oyun başlayınca, orta yaşa gelmiş yalnız bir kadının bunalımlarının işlendiği sıkıcı bir oyun herhalde diye düşündüm. Bu önyargı sebebiyle olsa gerek oyunun başlarında sıkılmaya başladım. Fakat oyun devam ettikçe yavaş yavaş her şey aydınlanmaya başladı ve oldukça ilgi çekici bir hale gelmeye başladı.

Bazı ipuçlarından, oyunun başlangıcından çok farklı bir yöne doğru gitmeye başladığı anlaşılıyordu. Ancak sonu beklenmedik bir şekilde çok ilginç ve şok ediciydi. Bir saat süren oyunun ardından tiyatrodan çıkarken iyi ki gelmişim dedim. Tiyatro izlemekten hoşlanan, tek kişilik oyunlarla bir sorunu olmayan ve uzun oyunlardan sıkılan herkese tavsiye ederim.