.quickedit {display:none;} .quickedit {display:none;}

22 Kasım 2015 Pazar

Arap Alfabesi ve İslam Dini.



İlgili kelimeler: Atatürk, Türkiye, Sümerler, Finikeliler, Kartaca, Latin alfabesi, Kiril Alfabesi, Göktürkler, Uygurlar, Alfabe, Arapça, Osmanlıca, Türkçe, İslam, Din, Devrimler, İnkılaplar.



Türkiye'nin Cumhuriyetin, kuruluşunun hemen ardından yapılan inkılaplar kapsamında Arap alfabesini terk ederek Latin alfabesini almasının, bazı sözde İslamcı çevrelerce eleştirildiğini herkes biliyor. Sözüm ona bu alfabe Kuran'ın yazıldığı alfabe olduğu için kutsallık taşıyor deniliyor.

Bu teori dedelerimizin mezarlarını okuyamıyoruz gibi bazı tuhaf  iddialarla da destekleniyor. Ve gariptir ki bu tür iddialar oldukça fazla destek buluyor. İnsanlar okumadan, incelemeden ve sorgulamadan sadece ''Hoca öyle dedi.'' mantığıyla duyduklarına inandığından bu iddialar bazen sanki haklıymış gibi görünüyor. Ama acaba öyle mi?

Önce, son zamanlarda ''Dedelerimizin mezarlarını okuyamıyoruz.'' iddiasına açıklık getirmeye çalışarak konuya giriş yapalım. Cumhuriyet kurulduğu yıllarda okuma yazma oranlarının %10'ların altında olduğunu düşününce bu iddianın saçmalığı açıkça ortaya çıkar. Bizim insanımızın büyük bir bölümü Latin alfabesi kullanıma sokulmadan önce de dedelerinin mezarını okuyamıyormuş demek ki. Bu konuda diğer bir husus ta, eğer alfabe değişimiyle dedelerin mezarlarının okunamaması tehlikesi varsa ve mezar taşı okumak bizi dünyada süper güç filan yapacaksa bu yanlışın ilk defa yapılmamış olduğudur. Daha önce Türkler; eski alfabelerini değiştirmiş ve çok farklı alfabeler kullanmışlardır. Yani atalarımız; Göktürk, Uygur ve hatta Kiril alfabesi bile kullanarak alfabe değişimini bir çok defa yapmışlar. Bu kapsamda, Arap alfabesine geçtikten sonra en meşhur dedelerimizden olan ve uzunca metinler içeren Göktürk hakan ve vezirlerinin bize bıraktığı Orhun yazıtlarını da okuyamaz hale gelmişiz. Yani eğer Latin alfabesini alarak hata yapmışsak bu Arap alfabesini terk etmekten değil, Göktürk alfabesine dönmemekten kaynaklanmış olabilir. Çünkü tarihte bilinen ilk Türkçe yazılmış anıtları okuyamıyoruz.

Burada, Arap alfabesinin sesli harflerin çok az kullanıldığı Arapça için geliştirilmiş olmasından ve bu alfabenin Türkçe gibi sesli harf zengini bir dile uymadığından filan hiç bahsetmeyeceğim. Çünkü hemen Arap alfabesinin kutsal olup olmadığı konusuna gelmek istiyorum.

Bilindiği gibi Ortadoğu'da çıkan  ilk yazı (ve tarihte ilk yazı olarak kabul edilen ilk yazı)Sümerler tarafından, bundan 5500 yıl kadar önce bulunmuş çivi yazısıdır. Bu yazıyı icat eden ve dillerinin Türkçe kökenli olduğu iddia edilen bu insanlar çok tanrılı bir inanç sistemine inanıyorlardı. Pagan diyebileceğimiz bu insanların İslam ile hiçbir ilgisi yoktu. Bırakın İslamı, tek tanrı inancı bile yoktu. Peki bunun ne önemi var diyebilirsiniz. Şimdi ona geliyorum.

Bu alfabe kil tabletlere, keskin uçlu bir aletle yazıldığından ve ses sistemi değil de daha çok şekil sistemini esas aldığından çok kullanışlı değildi. Her kelime için ayrı bir şekil veya işaret yapmak dili kullanmak için çok sayıda işareti ezberlemeyi gerektiriyordu. Bu sebeple okuma ve yazma çok az kişinin tekelinde kalmış bir ayrıcalık olmuştu.

Bu günkü Suriye sınırları içinde yaşayan ve Sümerlerden çok sonra yaşayan Fenikeliler, Akdeniz'de gemileriyle ticaret yapan insanlardı. Bunlar tüm Akdeniz havzasında yaygın bir ticaret ağı ve çeşitli yerleşim yerleri kurmuşlardı. Meşhur Kartaca'yı kuranlar da bunlardı. İşte bu tüccar ve doğal olarak ta zengin olan insanlar, Sümer kökenli eski şekil esaslı alfabeyi geniş ticaret faaliyetleri için yetersiz görmüşler ve ses esasına dayalı yeni bir alfabe geliştirmişler. Arkeolojik kaynaklar bu insanların bu yeni alfabeyi yaparken ilk olarak A, B, C ve D harflerinin şekillerini tespit ettiğini gösteriyor. Bu alfabe, o dönemdeki dünyanın neredeyse tamamıyla alışveriş yapan bu insanlar tarafından Ortadoğu, Kuzey Afrika, Anadolu ve Güney-Güneydoğu Avrupa'ya yayılmıştır. Bunun sonucunda; diğer kavimler de kendi alfabelerini oluşturmaya başlayınca; Fenike alfabesinden Arap alfabesi, İbrani (Yahudi) Alfabesi, Latin Alfabesi ve Yunan Alfabesi doğmuştur. Rusların kullandığı Kiril Alfabesi ise çok sonraları Bulgaristan'da bir papaz tarafından geliştirilmiştir. Arapça'da Elif (a,e), Be, Cim, Dal harflerinin de bu şekilde ilk olarak ortaya çıkan Fenike alfabesini takip ettiği, bunu Latin A,B,C,D ve Yunan Alfa, Beta, Gama ve Delta harfleri takip etmiştir. Bu köken birliğini anlamak için alfabelerde bu harfleri yan yana yazarsanız birbirlerine oldukça benzediklerini görürsünüz.
Fenike Alfabesi ve diğer alfabelerle karşılaştırması:
HarfİsimTransliterasyonKarşılık gelen harf
İbraniArapYunanLatin
AlephAlephElifʼאΑαAa
BethBethBetbבΒβBb
GimelGimelGimelgגΓγCc, Gg
DalethDalethDaletdדΔδDd

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Fenike_alfabesi

İşte bu Fenike alfabesinin gelişimine paralel olarak diğer dört alfabe de yazmakta kullanılan dillerin gelişimine göre gelişim göstermiş ve bu günkü hallerini almışlardır. Yani bu dört alfabe Sümer alfabesinin torunu, yine Sümerler gibi çok tanrılı putperestler olan Finikelilerin yazısının da çocuklarıdır. Bu dört alfabe öz kardeştirler. Bu sebeple Arap Alfabesinin Latin alfabesinden daha kutsal olduğunu iddia etmek te saçmalıktan başka bir şey değildir.

Ama olsun, ben yine de ikna olmadım diyenlere başka şeylerden de bahsetmek istiyorum. Diyorlar ki Kur'an Arap harfleri ile yazıldığı için bu alfabe ve ayrıca Arapça kutsaldır. Peki o zaman şuna ne diyeceksiniz? Aynı dil ve alfabe İslam öncesinde Kabe'deki putlara yazılan şiirlerde ve o dönemde Arapların dinle ve hele hele İslam ile hiç ilgisi olmayan çeşitli konularda yazdıkları şiir ve yazılar da bu dil ve alfabe ile yazılmıştır. O zaman bu dil ve alfabe putperestlerin de dili ve alfabesi olmuyor mu? Hele de bu dilin ve alfabenin İslam ortaya çıktığında zaten var olduğu ve putperest Araplarca geliştirildiği düşünülürse...

Ayrıca bu gün Lübnan'da yaşayan Hristiyanlar ve başka küçük din ve inançlardaki insanlar da dini ritüellerini Arapça ve Arap alfabesi kullanarak yapıyorlar.

Sakın yanlış anlamayın. Ben Arapça'yı ve alfabesini kutsal sayanların aksine olarak bu dil ve alfabenin kötü olduğunu anlatmaya filan çalışmıyorum. Söylemek istediğim sadece şudur: Alfabe ve dil'in dinle hiçbir alakası yoktur. Dil bir milletin millet olmasının göstergelerinden birinden başka bir şey değildir. Araplar Müslüman oldukları için değil Arap oldukları için Arapça ve Arap alfabesi kullanmaktadırlar. Kuran'da Arapça ve Arap Alfabesi kutsal olduğu için değil, peygamberimiz Arap olduğundan ve yaymaya çalıştığı yeni dini Arapların yaşadığı Mekke, Medine ve civarındaki bölgede yaymaya başladığından Arapça olarak Arap alfabesiyle yazılmıştır. Aksini söylemek te ancak geri zekalılıktır veya en azından art niyetli bir davranıştır. Arap bir topluluğa konuşan ve yeni bir dini anlatan bir peygamberin Türkçe veya İngilizce konuşması, bu konuşmaları ve inen ayetleri kaydeden kişilerin de yine Arapça'dan başka bir dil kullanmaları mümkün müdür.

Yani demek istiyorum ki, bazı geri zekalıların zannettiği gibi, Arapça Tanrının konuştuğu bir dil değildir. Sadece tanrının kelamını açıklayan peygamberin ve onun hedef kitlesi olan Arapların konuştuğu dildir. Tanrı insanlar gibi belirli bir dille konuşmaktan münezzehtir. Tanrı Arap değildir, çünkü o insan değildir. O, her şeyi olduğu gibi, insanı da yaradandır ve yarattıklarının hiç birine benzetilemez. Milliyetler ve diller insanların tarih boyunca geliştirdikleri kültürel unsurlardır. Tanrı'nın Arapça konuştuğunu düşünmek Tanrı (Allah) kavramını anlayamamaktan başka bir şey değildir. Ayrıca tanrıdan başka şeylere, özellikle birer şekilden oluşan harflere ve alfabeye kutsallık atfetmek şekillere tapınan ve Allah'ın lanet ettiği putperestlik gibi bir şeydir. Arapça ve Arap Alfabesine kutsallık atfedenler bilmeden dine aykırı bir şeyi savunmaktadırlar.

Onun için kimse çıkıp bana Osmanlı döneminde kullanılan alfabeyi dini referanslar vererek savunmasın. Ben o alfabeyi 2 dönem üniversitede okudum. Türkçeye hiç uymuyor ve bu yüzden de öğrenmesi oldukça zor. Her dersten çıkıp eve gelince Latin alfabesine geçmemizi sağladı diye Atatürk'e dua ettiğimi bu gün gibi hatırlıyorum.

Saygılar sunarım.