.quickedit {display:none;} .quickedit {display:none;}

5 Kasım 2013 Salı

Çin'in Güney Asya Faaliyetleri.


Çin’in Güney Asya’da Yürüttüğü Sağlık Diplomasisi.
Geçtiğimiz iki 2-3 ay boyunca, Çin Deniz Kuvvetlerine ait, yüzen hastahane diye tanımlanan, 14.00 tonluk Tip 920 Hastahane Gemisi, Güney Asya’nın büyük limanlarını ziyaret ederek buradaki yerel hastalara muayene ve ameliyet faaliyetlerinden oluşan sağlık hizmetleri verdi.  Aynı gemi, Bangaldeş, Myanmar, Endonezya ve Kamboçya limanlarını ziyaret ettikten sonra Çin’e dönecek.
Bu geminin pakistan’da bulunduğu beş gün içinde; Çinli doktorlarca 2.029 hastanın muayene edildiği, 28 kişinin de ameliyat edildiği açıklandı. Aradaki dil duvarı yüzünden doktor ve hastalar birbirlerini tam olarak anlamasalar bile muayene ve tedavi olan hastalar bu uygulamadan oldukça mumnun olmuşlar. Bir gazeteye konuşan bu hastalardan biri; ‘’Dillerini anlamasam da, bana o kadar tevazu ile davrandılar ki, doktorların o kadar kibar davranışları karşısında daha tedaviye başlamadan rahatsızlığımın yarısı geçti.’’ diyerek memnuniyetini ifade etmiş.
Bu faaliyetin Çin’in bölgesel etkisini artırmak ve bölgede sorunları olmayan ülkelerle ilişkilerini daha da geliştirerek ABD-Japonya ikilisine karşı denge sağlamak yönündeki çabalarının bir uzantısı olduğu değerlendiriliyor. Bilindiği gibi yakın zamanda Çin ile Japonya arasındaki ilişkiler, Güney Çin Denizi’ndeki bazı küçük adacıklar yüzünden oldukça gerginleşmişti.  Bu gerginlik esansında yalnız kalan Çin kendine yakın müttefikler bulma ve var olanlarla da ilişkilerini daha da güçlendirme ihtiyacı hissetmiş olabilir. Bu sağlık turları aynı zamanda Çin’in gücünü Hint Okyanusu’na doğru genişleterek güçlendirme faaliyetinin küçük bir uzantısı olarak ta değerlendirilebilir.
Nitekim Çin bu çabalarının sonucunu da almaktadır. Pakistan, Şubat ayı içinde, Arap Denizi’nin ucunda bulunan stratejik Gwadar Limanı’nını Çin’in uluslararası liman işletme şirketi ile birlikte işletmeye açmış ve Çin’in geniş boyutlu operasyonel kullanımına sunmuştu.  
Bu liman, Çin’i Arap Denizi’ne ve Hürmüz Boğazına kısa yoldan bağlayarak ABD kontrolündeki deniz taşıma yolunun mahsurlarından kutaracaktır.   Aynı zamanda, eğer Çin bu limanı bir deniz üssü olarak ta kullanırsa bu durum Hindistan ve ABD için de bir baskı unsuru haline gelebilecektir. Çin aynı zamanda Pakistan’ın nükleer teknolojisine de yoğun bir şekilde yatırım yapmaktadır. Bu durum da Hindistan ve ABD’yi endişelendiren diğer önemli bir konudur.
Tüm bu kaygılara rağmen, Çin hastahane gemisi Hindistan’ın Mumbai limanını ziyaret ettiğinde Hintli yetkililerce yakın bir ilgi ile karşılanmış. Fakat herkes biliyor ki bu ilgi dostluktan değil karşılıklı çıkar beklentilerinden kaynaklanıyor. Çünkü Çin ile Hindistan arasındaki ilişkiler iki tarafın birbirini kollaması ve ona göre adımlar atması üzerine kuruludur. Örneğin geçmiş yıllarda Hindistan Bangaldeş ile hasmane bir tutum içinde olan Myanmar’a silah satarken Çin de Bangaldeş’e silah satışı yapıyordu.
Tüm bu gelişmeler Hindistan’ı rahatsız etse de asıl endişelendiren Çin’in deniz kuvvetlerinin hızla ve aşırı bir şekilde güçlenmeye başlaması olmuştur. Çin ilk yerli uçak gemisini imal etmiş ve hizmete sokmuştur.  40,000 kapasiteli bu gemi Rus yapımı MİG-29’ları ve bazı hafif uçakları taşıyabilmektedir.
Bu gelişmeler ile birlikte artık Çin, dünya deniz ticaret yollarından en önemlilerinden birinin geçtiği Hint Okyanusunda önemli bir güç haline gelmektedir. Bu hastahane gemisi ziyaretleri Çin’in geçmişte yaptığı agressif hareketler ve Güney Çin Denizindaki uygulamalardan kaygılanan Güney Asya ülkelerinde sarsılan güveni onarma ve stabilize etme çabalarının bir göstergesi olarak ta yorumlanmaktadır.

Çin aynı zamanda; Çin ile Asya’da bilek güreşine giren ABD’nin Tayvan’a silah satmak, Sarı Deniz’de Çin’in düşmanı Güney Kore ile deniz tatbikatları yapmak ve Dalay Lma’nın ABD’yi ziyaret etmesine izin vermek gibi davranışlarını dengelemek için de bu tür faaliyetler düzenliyor olabilir. Güney Asya boyunca güven duygusu yaymak Çin gibi genişleme politikaları izlemiş bir ülke için çok önemli bir kazanç olabilir. Bu havayı tam olarak yaratmak için Çin bu tür sağlık diplomasisi uygulamaları dahil bir çok değişik yöntemi de kullanmaya bundan sonra da devam edecek gibi görünüyor.