Genel olarak iki dünya savaşından bahsedilir.
Biri 1914-18 yılları arasında yaşanan ve Osmanlı dahil klasik imparatorlukların tamamını tarihin tozlu sayfalarına aktaran, yani yok eden savaş, diğeri ise bizim katılmadığımız NAZİ Almanyası, Faşist İtalya ve Japonya'nın bir tarafta, ABD, İngiltere, Fransa ve Sovyet Rusya'nın diğer tarafta olduğu, nükleer silahların ilk defa kullanıldığı savaştır.
Meksika'da 90'larda Zapatista hareketi ortaya çıktıktan sonra, dört dünya savaşından bahsedilir oldu.
Bunların ilk ikisi herkesin bildiği 1. ve 2. Dünya Savaşı, üçüncüsü Soğuk Savaş ve dördüncüsü Soğuk Savaş sonrasında zaferini ilan eden, tarihin sonu geldiğini iddia edebilecek kadar büyük ama boş bir özgüven içinde hareket eden Batı'ya karşı Zapatistalar ve onları destekleyen dünya çapında sivil toplum kuruluşlarının verdiği savaş/direniş olarak ifade ediliyordu.
Fakat Zapatista hareketi ve onun dünya çapında sağladığı destek de zamanla zayıfladı ve bu gün esamisi bile okunmuyor.
Şimdiyse çok farklı savaşlar yaşanıyor.
Lokal ama tüm dünyayı etkileyen tuhaf savaşlar.
Rusya'nın Ukrayna İşgali, İsrail'in Gazze Şeridi ve Lübnan'da yaptığı soykırımlar ve ABD başkanı Trump'un ikinci kez başkan seçildikten sonra başlattığı Venezüella ve İran saldırıları gibi savaşlar bunların görünen örnekleri.
Ama asıl savaş daha derinlerde yaşanıyor.
Çin o kadar hızlı gelişti ki GSMH açısından dünyanın en büyüğü ABD'yi yakalayıp geçmek üzere.
Olan bununla da kalmıyor.
Çin yazılım dahil bilgisayar sektöründe ve diğer kritik teknolojilerde ABD'yi birçok alanda geçmiş durumda.
Öte yandan, yüksek teknoloji için olmazsa olmaz bir kaynak olan nadir metallerin çoğu da Çin'de.
Yani, 300 yıllık Batı üstünlüğü sona ermek üzere.
Güç Avrupa/Amerika'dan Asya'ya, Batı'dan Doğu'ya geçiyor.
Bunu Batı'nın/ABD'nin kabullenmesi o kadar kolay bir şey değil.
Dünyada hiçbir zaman egemen güçlerin bu konumları kaybettiklerini kabul etmesi barışçıl bir şekilde gerçekleşmedi.
Büyük tek bir savaş veya bir seri uzun savaş silsilesi sonucunda artık en güçlü olmadıklarını mecburen kabul etmek zorunda kaldılar.
Bu gün de küresel çapta güç olma konumundaki değişim kolay olmayacaktır.
Bunun için ya yeni bir dünya savaşı veya bir seri orta ve düşük yoğunluklu savaş olacaktır.
Belki de son dönemdeki Ukrayna, İran, Venezüella olayları ile bu süreç başlamıştır.
Umarım, bizim bu duruma göre hazırlıklarımız yapılıyordur.
Daha önce yapılan iki dünya savaşının birinde koskocaman bir imparatorluk kaybettik.
İkincisinde savaş dışı kalarak yıkımdan kurtulduk.
Üçüncü bir dünya savaşından darbe almadan kurtulmamız zor.
Çünkü çatışmaların tam ortasında bir coğrafyadayız.
Buna göre hazırlıklı olmak lazım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder